`Körfez`de Trafik Denize İnecek`

`Körfez`de Trafik Denize İnecek`

24 Aralık 2014 Çarşamba 11:01
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, körfez bölgesinde denizde yolcu taşımacılığını hayata geçireceklerini, bununla ilgili Büyükşehir Belediyesi’nin projelerini hayata geçirmek üzere çalışmaların başlatıldığını bildirdi.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, körfez bölgesinde denizde yolcu taşımacılığını hayata geçireceklerini, bununla ilgili Büyükşehir Belediyesi’nin projelerini hayata geçirmek üzere çalışmaların başlatıldığını bildirdi.

Başkan Uğur, körfezde Altınoluk’tan Ayvalık’a kadar Balıkesir’in sahillerinde feribotla ulaşım sağlanacağını, bunun iç ve dış turizmi de büyük ölçüde canlandıracağını söyledi.

Ayvalık – Cunda Arasına 240 Metrelik Köprü Yapılacak

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, geçtiğimiz hafta Ayvalık ilçesinde incelemelerde bulundu. İlk olarak Cunda’ya (Alibey Adası) geçen Uğur’a Balıkesir ve Ayvalık’taki yerel yöneticiler ile Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi’nden teknik heyet eşlik etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Ayvalık’ Cunda’ya bağlayan karayolunun yerine köprü yapılacağını, 240 metre uzunluğundaki köprünün inşasının çok yakında başlayacağını bildirdi. Bu köprü ile turizm cenneti Ayvalık’ın Cunda Adası ile bağlantısının her mevsim daha güvenli olacağı belirtildi.

Cunda’ya 60 metrelik İskele

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Alibey (Cunda) Adası’ndaki incelemesi Sırasında Lale Adası mevkiinde boğaz köprüsü yakınında mevcut atıl haldeki eski iskelenin olduğu yere kıyıdan denize 60 metre uzunluğunda yeni ve modern bir iskele yapılması için talimat verdi. Başkan Uğur, Ayvalık Cunda Adası ile birlikte kıyı şeridindeki birçok sahil beldesinde uygun yerlerde iskele kurulacağını, bu şekilde Altınoluk, Akçay, Güre, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık arasında gemiyle yolcu taşımacılığının başlayacağını, denize inen trafiğin bölge önemli bir ihtiyacı karşılayacağını kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur, “Denizlerimizi daha iyi kullanacağız. Böylece hem insanlarımız hem şehrimiz kazanacak” dedi.

Ayvalık – Sarımsaklı Arasına Bölünmüş Yol

Ayvalık’taki incelemelerini sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Ayvalık ilçe merkezinden Sarımsaklı’ya olan karayolunun Küçükköy yol çatısındaki gölet bölgesinin bölünmüş yol yapılması için talimat verdi.

Büyükşehir’den Sarımsaklı Plajı’na Büyük Proje

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Balıkesir’in yaklaşık 300 km uzunluğundaki sahil bandında yer alan dünyaca ünlü Sarımsaklı Plajı’nın yeniden düzenleneceğini, plaj için özel bir proje uygulayacaklarını kaydetti. Başkan UĞUR, “Büyükşehir Belediyesi olarak yetkilerimiz neyse sonuna kadar kullanırız. Ne halkımız ne işletmecilerimizi mağdur etmeyiz” diye konuştu. Edip Uğur, Sarımsaklı Plajı için çok özel bir proje hazırlatacağını ve bunu en kısa zamanda hayata geçireceklerini tekrarladı.

Turizmcilerden Başkan Uğur’a; “Bizim Bir İradeye, Başkana İhtiyacımız Var, O Da Sizsiziniz”

Ayvalık’tan Sarımsaklı’ya geçen Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur, Acem Otel’de Sarımsaklı’da faaliyet gösteren 100’e yakın turistik otel işletmecisiyle bir araya geldi. Düzenlenen toplantıda tüm otel sahipleri adına konuşan Berk Otellerinin sahibi Uğur Berk bölgede yalnız ve alternatifsiz kaldıklarını, tematik turizmin tercih edilirliğinin son derece az olduğunu belirterek bu bölgeye özel bir turizm hizmet paketi sunmaları gerektiğini bunun için de çok güçlü bir iradeye ihtiyaçları olduğunu söyledi. Uğur Berk, “Sarımsaklı’da, bu bölgemizde turizm hizmetinde kalitenin artması için var gücümüzle çalışıyoruz. Ancak, aşamadığımız sorunlar, engeller var. Körfez Havaalanı beklenen yurt dışı turist getirisini henüz sağlamış değil. Tematik turizm günümüzde artık çok yeterli bulunmuyor. Yapılması gereken; Cunda’da gastronomi turizmi hayata geçirilebilir. Bizler bir turizm hizmet paketi sunabilmeliyiz. Kısacası bizim bir iradeye, başkana ihtiyacımız var; O da sizsiniz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Edip Uğur’a ihtiyacımız var” dedi.

“Ayvalık Bir Marka, Ama İyi Yönetilemiyor, Çok Mağduruz”

Ayvalık Sarımsaklı’da turistik otel işletmecilerinden Uğur Berk, Ayvalık’ın iyi yönetilmediğinden şikayet etti. Berk, “Ayvalık bir marka, ama bir marka olarak yönetilemiyor. Turizmci olarak çok mağduruz. Bizler burada şezlong ve şemsiye kirası olarak ecri misil ödüyoruz. Kıyı şeridi sahilde 20 metreye çekiliyor, geçiş koridoru olarak. Kalan 80 metre oteller şezlong ve şemsiye konuşlandırıyor. Burada turizm sezonu ortalama 45 gün. Bu 45 günün 60’a, 75 güne çıkarılması mümkün. Bunun için iyi bir organizasyon ile buranın cazibe merkezi haline getirilmesi lazım. Etrafımız termal, bizim de böyle bir merkeze ihtilacımız var. Yıllardır belediyecilikle ilgili çalışma ve hizmetlerin yetersizliğinden dert yanıyoruz. Yollar perişan halde. Sarımsaklı plajımız son derece düzensiz” diye konuştu.

Anlatılanları dikkatle dinleyen ve not alan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Sarımsaklı plajının dünyanın 5. plajı olduğunu, ancak yıllardır iyi yönetilmediği için bugün perişan bir durumda olduğunu gözlemlediğini, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gereken müdahaleyi derhal yapacaklarını bildirdi. Uğur, öncelikle plajın baştan sona denetim ve kontrol altına alınacağını, başıboşluğun ve düzensizliğin giderileceğini belirtti. Bir başka otel işletmecisi Ender Yücel de, “Sarımsaklı sahilinde, plajlarımızda kolluk kuvvetlerine acilen ihtiyacımız var. Bizim sizin gücünüze ihtiyacımız var” dedi.

Yine bir başka işletmeci olan Levent Billurcu, “Otelciler olarak sahili biz temizliyoruz. Halkın girdiği plajda kimse sorumlu olmadığı için temiz olmuyor, kırık şişeler, petler, çöpler. Ateş dahi yakılıyor, bakan yok. Aydınlatma yok, güvenlik yok. Ayvalık Sarımsaklı arasında düzgün bir yolumuz yok. Yağmur yağdığında da perişan oluyoruz, çünkü yağmur kanalları yok. Otellerimizi su basıyor. Alt yapı yok” diye dert yandı. Otel işletmecileri Sarımsaklı Plajıyla ilgili olarak İzmir’in gözde turizm bölgesi Çeşme’deki Ilıca sahilinin belediye işletmesinde olduğunu belirterek burayı yapılacak bir çalışma için örnek gösterdiler. Otelciler bugüne kadar kendilerinin de birlik olamadıklarını dile getirirken, acil çözüm için yardım istediler. Turizmciler, Sarımsaklı’da denizin Nisan ve mayıs ayına kadar ısındığını, yapılacak çalışmalar ve düzenlemelerle birlikte plajın nisan ayında aktif olmasını, ayrıca plaj için kum eleme makinesine ihtiyaç olduğunu da aktardılar. Toplantıda, Sarımsaklı Plaj Projesi ile Kanal Projesi (Gölet ve Marina), Badavut sahilinin turizm alanı yapılması, Nikita Deresi ıslahı ve port projesi ile Cunda Adası’na iskele yapılması konuları da ele alındı, Büyükşehir Belediyesi olarak yapılacaklar otel işletmecilerine anlatıldı. Başkan Uğur, Sarımsaklı’daki temasları sırasında Badavut sahilini de inceledi. Deniz kenarında vatandaşlarla görüşüp fikirlerini alan Başkan Uğur, arıtma tesisinin deşarjı ile ilgili kendisine iletilen şikayetleri dinleyip gerekenin yapılması için talimat verdi.

Başkan Uğur, her şeyin daha güzel olacağını, gerek körfez gerekse Ayvalık bölgesinde hayata geçirecekleri Büyükşehir projeleri ile tüm bu sorunların aşılacağını belirterek turizmcilere moral verdi. Aynı şekilde benzer çalışmaların Balıkesir’in tüm ilçelerinde dokuya uygun şekilde hayata geçireceklerini kaydetti. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, toplantının ardından Sarımsaklı sahilinde yürüyerek inceledi, plajla vatandaşlarla görüş alışverişinde bulundu.



Bu haberde sizin de yorumunuz yayınlanabilir! Lütfen üye girişi yaparak bir yorum gönderin.
Yorum gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye Girişi | Üye Ol
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


Dursunbey'de 4 yıllık Üniversite İhtiyaç mı ?

Evet % 52.27(23)
Hayır% 47.73(21)

Hz. İbrahim beraberinde Hz. İsmail aleyhimasselam ve onu henüz emzirmekte olan annesi olduğu halde ilerledi. Kadının yanında bir de su tulumu vardı. Hz. İbrahim, kadını Beyt'in yanında Devha denen büyük bir ağacın dibine bıraktı. Burası Mescid'in yukarı tarafında ve zemzemin tam üstünde bir nokta idi. O gün Mekke'de kimse yaşamıyordu, orada hiç su da yoktu. İşte Hz. İbrahim anne ve çocuğunu buraya koydu, yanlarına, içerisinde hurma bulunan eski bir azık dağarcığı ile su bulunan bir tuluk bıraktı. Hz. İbrahim aleyhisselam bundan sonra (emr-i İlahi ile) arkasını dönüp (Şam'a gitmek üzere) oradan uzaklaştı. İsmail'in annesi, İbrahim'in peşine düştü (ve ona Keda'da yetişti). "Ey İbrahim, bizi burada, hiçbir insanın hiçbir yoldaşın bulunmadığı bir yerde bırakıp nereye gidiyorsun?" diye seslendi. Bu sözünü birkaç kere tekrarladı. Hz. İbrahim, (emir gereği) ona dönüp bakmadı bile. Anne, tekrar (üçüncü kere) seslendi. "Böyle yapmam sana Allah mı emretti?" dedi. Hz. İbrahim bunun üzerine "Evet!" buyurdu. Kadın: "Öyleyse (Rabbimiz hafizimizdir), bizi burada perişan etmez!" dedi, sonra geri döndü. Hz. İbrahim de yoluna devam etti. Kendisini göremeyecekleri Seniyye (tepesine) gelince Beyt'e yöneldi, ellerini kaldırdı ve şu duaları yaptı: "Ey Rabbimiz! Ailemden bir kısmını, senin hürmetli Beyt'inin yanında, ekinsiz bir vadide yerleştirdim -namazlarını Beyt'inin huzurunda dosdoğru kılsınlar diye-. Ey Rabbimiz! Sen de insanlarda mü'min olanların gönüllerini onlara meylettir ve onları meyvelerle rızıklandır ki, onlar da nimetlerinin kadrini bilip şükretsinler" (İbrahim 37). İsmail'in annesi, çocuğu emziriyor, yanlarındaki sudan içiyordu. Kaptaki su bitince susadı, (sütü de kesildi), çocuğu da susadı (İsmail bu esnada iki yaşında idi). Kadıncağız (susuzluktan) kıvranıp ızdırap çeken çocuğa bakıyordu. Onu bu halde seyretmenin acısına dayanamayarak oradan kalkıp, kendisine en yakın bulduğu Safa tepesine gitti. Üzerine çıktı, birilerini görebilir miyim diye (o gün derin olan) vadiye yönelip etrafa baktı, ama kimseyi göremedi. Safa'dan indi, vadiye ulaştı, entarisinin eteğini topladı. Ciddi bir işi olan bir insanın koşusuyla koşmaya başladı. Vadiyi geçti. Merve tepesine geldi, üzerine çıktı, oradan etrafa baktı, bir kimse görmeye çalıştı. Ama kimseyi göremedi. Bu gidip-gelişi yedi kere yaptı. İşte (hacc esnasında) iki tepe arasında hacıların koşması buradan gelir. Anne, (bu sefer) Merve'ye yaklaşınca bir ses işitti. Kendi kendine: "Sus" dedi ve sese kulağını verdi. O sesi yine işitti. Bunun üzerine: "(Ey ses sahibi!) Sen sesini işittirdin, bir yardımın varsa (gecikme)!" dedi. Derken zemzemin yanında bir melek (tecelli etti). Bu Cebrail'di. Cebrail kadına seslendi: "Sen kimsin?" Kadın: "Ben Hacer'im, İbrahim'in oğlunun annesi..." "İbrahim sizi kime tevkil etti?" "Allah Teala'ya." "Her ihtiyacınızı görecek Zat'a tevkil etmiş." Ayağının ökçesi -veya kanadıyla- yeri eşeliyordu. Nihayet su çıkmaya başladı. Kadın (boşa akmaması için) suyu eliyle havuzluyordu. Bir taraftan da sudan kabına doldurdu. Su ise, kadın aldıkça dipten kaynıyordu. İbnu Abbas (ra) dedi ki: "Allah İsmail'in annesine rahmetini bol kılsın, keşke zemzemi olduğu gibi akar bıraksaydı da avuçlamasaydı. Bu takdirde (zemzem, kuyu değil) akarsu olacaktı." "Kadın sudan içti, çocuğunu da emzirdi. Melek, kadına: "Zayi ve helak oluruz diye korkmayın! Zira, Allah Teala hazretleri'nin burada bir Beyt'i olacak ve bunu da şu çocuk ve babası bina edecek. Allah Teala hazretleri o işin sahiplerini zayi etmez!" dedi. Beyt yerden yüksekti, tıpkı bir tepe gibi. Gelen seller sağını solunu aşındırmıştı. Kadın bu şekilde yaşayıp giderken, oraya Cürhüm'den bir kafile uğradı. Oraya Keda yolundan gelmişlerdi. Mekke'nin aşağısına konakladılar. Derken orada bir kuşun gelip gittiğini gördüler. "Bu kuş su üzerine dönüyor olmalı, (burada su var). Halbuki biz bu vadide su olmadığını biliyoruz!" dediler. Durumu tahkik için, yine de bir veya iki atik adam gönderdiler. Onlar suyu görünce geri dönüp haber verdiler. Cürhümlüler oraya gelip, suyun başında İsmail'in annesini buldular. "Senin yanında konaklamamıza izin verir misin?" dediler. Kadın: "Evet! Ama suda hakkınız olmadığını bilin!" dedi. Onlar da: "Pekala!" dediler. Aleyhissalatu vesselam der ki: "Ünsiyet istediği bir zamanda bu teklif İsmail'in annesine uygun geldi. Onlar da oraya indiler. Sonra geride kalan adamlarına haber saldılar. Onlar da gelip burada konakladılar. Zamanla orada çoğaldılar. Çocuk da büyüdü. Onlardan Arapça'yı öğrendi. Büyüdüğü zaman onlar tarafından en çok sevilen, hoşlanılan bir genç oldu. Buluğa erince, kendilerinden bir kadınla evlendirdiler. Bu sırada İsmail'in annesi vefat etti. Derken Hz. İbrahim aleyhisselam, İsmail'in evlenmesinden sonra oraya gelip, bıraktığı (hanımını ve oğlunu) aradı. İsmail'i bulamadı. Hanımından İsmail'i sordu. Kadın: "Rızkımızı tedarik etmek üzere (avlanmaya) gitti" dedi. Hz. İbrahim, bu sefer geçimlerini, hallerini sordu. Kadın: "Halimiz fena, darlık ve sıkıntı içindeyiz!" diyerek şikayetvari konuştu. Hz. İbrahim: "Kocan gelince, ona benden selam et ve "kapısının eşiğini değiştirmesini" söyle!" dedi. İsmail geldiği zaman, sanki bir şey sezmiş gibiydi: "Eve herhangi bir kimse geldi mi?" diye sordu: Kadın: "Evet şu şu evsafta bir ihtiyar geldi. Senden sordu, ben de haberini verdim, yaşayışımızdan sordu, ben de sıkıntı ve darlık içinde olduğumuzu söyledim" dedi. İsmail: "Sana, bir tavsiyede bulundu mu ?" dedi. Kadın: "Evet! Sana söylememi emretti ve kapının eşiğini değiştirmeni söyledi!" dedi. İsmail: "Bu babamdı. Seninle ayrılmamı bana emretmiş. Haydi artık ailene git!" dedi ve hanımını boşadı. Cürhümlülerden bir başka kadınla evlendi. Hz. İbrahim onlardan yine uzun müddet ayrı kaldı. Bilahare bir kere daha görmeye geldi. Yine İsmail'i evde bulamadı. Hanımının yanına gelip, İsmail'i sordu. Kadın: "Maişetimizi kazanmaya gitti!" dedi. Hz. İbrahim: "Haliniz nasıldır?" dedi, geçimlerinden, durumlarından sordu. Kadın: "İyiyiz, hayır üzereyiz, bolluk içindeyiz" diye Allah'a hamd ve senada bulundu. "Ne yiyorsunuz?" diye sordu. Kadın: "Et yiyoruz!" dedi. "Ne içiyorsunuz?" diye sorunca da: "Su!" dedi. Hz. İbrahim: "Allahım, et ve suyu haklarında mübarek kıl!" diye dua ediverdi." Aleyhissalatu vesselam der ki: "O gün onların hububatı yoktu. Eğer olsaydı Hz. İbrahim, hububatları için de dua ediverirdi." İbnu Abbas der ki: "Bu iki şey (et ve su) Mekke'den başka hiçbir yerde Mekke'deki kadar sıhhata muvafık düşmez (karın sancısı yaparlar). Bu, Hz. İbrahim'in duasının bir bereketi ve neticesidir). (Resulullah (sav) Hz. ibrahim'den anlatmaya devam etti:) "İbrahim (İsmail'in hanımına) dedi ki: "Kocan geldiği zaman, benden ona selam söyle ve kapısının eşiğini sabit tutmasını emret! (Çünkü eşik, evin dirliğidir)." Hz. İsmail gelince (evde babasının kokusunu buldu ve) "Yanınıza bir uğrayan oldu mu?" diye sordu. Kadın: "Evet, bize yaşlı bir adam geldi, kılık kıyafeti düzgundü! " dedi ve (ihtiyar hakkında) bir kısım övgülerden sonra: "Sana bir tavsiyede bulundu mu?" diye sordu. Kadın: "Evet sana selam ediyor, kapının eşiğini sabit tutmanı emrediyor" dedi. Hz. İsmail: "Bu babamdı. Eşik de sensin, seni tutmamı, evliliğimizin devamını emrediyor! (Sen yanımda değerli idin kıymetin şimdi daha da arttı" der ve kadın İsmail'e on erkek evlad doğurur.) Sonra, Hz. İbrahim Allah'ın dilediği bir müddet onlardan ayrı kaldı. Derken bir müddet sonra yanlarına geldi. Bu sırada Hz. İsmail zemzemin yanında Devha ağacının altında kendisine ok yapıyordu. Babasını görünce ayağa kalkıp karşılamaya koştu. Baba-oğul karşılaşınca yaptıklarını yaptılar (kucaklaştılar, el, yüz, göz öpüldü). Sonra Hz. İbrahim: "Ey İsmail! Allah Teala hazretleri bana ciddi bir iş emretti" dedi. İsmail de: "Rabbinin emrettiği şeyi yap!" dedi. Hz. İbrahim: "Bu işte sen yardım edecek misin?" diye sordu. O da: "Evet sana yardım edeceğim!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. İbrahim: "Allah Teala hazretleri bana burada bir Beyt yapmamı emretti!" diyerek atrafına nazaran yüksekçe bir tepeyi gösterdi." (İbnu Abbas) dedi ki: "İsmail'le İbrahim işte orada Kabe'nin (daha önceki) temellerini yükselttiler. Hz. İsmail taş getiriyor, Hz. İbrahim de duvarları örüyordu. Bina yükselince, Hz. İsmail, babası için (bugün Makam olarak bilinen) şu taşı getirdi. Yükselen duvarı örerken, Hz. İbrahim (iskele olarak) onun üstüne çıkıyordu. İsmail de ona (aşağıdan) taş veriyordu. Bu esnada onlar: "Ey Rabbimiz (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı." İbnu Abbas der ki: "Hz. İsmail ve Hz. İbrahim binayı yaparken (zaman zaman) etrafında dolaşarak: "Ey Rabbimiz (bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen işiten ve bilensin!" (Bakara 127) diye dua ediyorlardı."

Buhari, Enbiya 8

Dursunbey için namaz vakitleri. İmsak: Güneş: Öğle: İkindi: Akşam: Yatsı:
Takımlar O G B M P
1Galatasaray15123039
2Fenerbahçe15112235
3 Yılport Samsunspor1592429
4Eyüpspor1675426
5Göztepe1574425
6Beşiktaş1574425
7Rams Başakşehir FK1564522
8Bitexen Antalyaspor1563621
9Tümosan Konyaspor1655620
10Çaykur Rizespor1562720
11Kasımpaşa1547419
12Gaziantep1553718
13 EMS Yapı Sivasspor1653818
14Trabzonspor1538417
15Corendon Alanyaspor1545617
16Mondihome Kayserispor1536615
17BB Bodrumspor1542914
18Atakaş Hatayspor151689
19Yukatel Adana Demirspor1512122
Şampiyonlar Ligi
UEFA Kupası
Küme Düşenler
BIST
2.007,55
Dolar
13,8288
Euro
15,6364
Altın
795,6600
Copyright © 2010 Dursunbey.com - Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.