YANLIŞ ÇOCUK MU YETİŞTİRİYORUZ?
Toplum içerisinde bir araya geldiğimiz zaman, günümüzdeki çocukları ve gençleri eleştirmeye başlarız. Evde söz dinlemediklerini, dik başlı olduklarını, ders çalışmadıklarını, beklediğiniz hedeflere ulaşma yönünde gayretleri olmadığını konuşuruz. Kıyafetlerini, saçlarının uzunluğunu, günlük sakal traşı olmamalarını, saygısızlıklarını eleştiririz. “Bizim çocukluğumuzda veya bizim gençliğimizde böyle miydi?” diyerek onları beğenmeyiz.
İyi de bu çocukları bu hale kimler getirdi. Kendi anne ve babamızın bizlere uyguladığı eğitimi, davranışları, uyarıları çocuklarımıza karşı ne kadar gerçekleştirebildik? Günümüzün büyükleri babaları karşısında sigara içmezken, şimdiki gençleri sokakta sigara içerken gördüğünde sinirleniyor. Okulda sigara ile yakalanan öğrencilere sorulduğunda, sigarayı bizzat babalarının alıp ceplerine koyduklarını söylüyorlar. Sigara parasını veren veya paket alıp içmesine sebep olan anne babalar çocuklarını geçmiş ile hiç karşılaştırmasınlar.
Çocukluğumuzda kendi çektiğimiz sıkıntıları onlar çekmesin diye mücadele ederken, her istediklerine zahmetsizce kavuşmalarını sağlıyoruz. Çocukların içindeki özlem duyguları yok oluyor. Onlar bir şeyin hayalini daha kuramadan önlerine elbise, oyuncak vb. sevdiklerini önüne döküyoruz.
Okulda öğretmenlerinin, çocuğunuzu eleştirmesine bile göz yummuyoruz. Çocuğumuzun psikoloji bozulursa SBS veya LYS sınavlarında başarısız olabilir. Birbirinden farklı ilgi ve yetenekleri olan çocuklarımızın istediğimiz her alanda başarılı olmalarını beklemek çocuğun daha fazla baskı hissetmesine neden olacaktır. Bu konuda yapılması gereken onların ilgili ve yetenekli olduğu konularda daha fazla destek olarak gelişmelerini sağlamaktır.
Onların değil, bizim sevdiğimiz mesleklerde çalışmalarını hayal ediyoruz. Küçükken kendimizin ulaşamadığı mesleklere onları zorluyoruz. Bunu yaparken de çocuğumuzun yetenek ve kapasitelerini hiç düşünmüyoruz. Bırakın da kendi yetenek ve ilgi alanları gelişsin. Çocuk kendisi karar verdikten sonra rehberlik yaparak, seçiminin varsa eksi ve artı yönlerini anlatalım. Seçtiği mesleğin ustaları ile görüştürerek daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayalım.
Sonunda laftan anlamayan, her istediğini yaptırmaya çalışan, hedeflerine ulaşamayınca da farklı yollarla bunları elde etmeye çalışan bir çocuk ve genç ortaya çıkıyor. Bırakın da çocuklar istedikleri bir oyuncağın veya elbisenin, ayakkabının hayali ile birkaç hafta yaşasınlar. Hedeflerine ulaşmak için başarmaları ve kat etmeleri gereken yollar olduğunu öğretelim.
Çocukları şartsız olarak sevmeliyiz ve bunu kendilerine hissettirmeliyiz. Çocuğun başarılı oldukça sevileceğini düşünmesi telafisi zor hatalar doğurmakta ve ailesiyle ilişkilerine zarar vermekte, çocuğun sürekli baskı altında kalmasına neden olmaktadır. Eğer bir kural koyduysanız ve bunun etkilerini görmek istiyorsanız söylediklerinizi uygulamaya çalışın. İyi çocuklar hem otoriter hem de liberal ev ortamlarında yetiştirirler. Tutarlı bir düzen çocuğa emniyet, güven ve kontrol hissi verecektir.
Anne ve babalar olarak verdiğiniz sözleri tutun. Çocuklarınızı sadece evde değil dışarıda da kontrol edin. Arkadaşlarını, alışkanlıklarını, gittiği yerleri de araştırın. Mutlaka onlara zaman ayırıp beraber vakit geçirin. Bir hafta sonu yürüyüşe çıkın, balık tutun yada pikniğe gidin. Her şeyden önemlisi onlara sık sık milli, manevi, dini ve ahlaki değerleri anlatıp önlerinde iyi bir örnek olmaya çalışın.

| Evet | % 52.27 | (23) |
| Hayır | % 47.73 | (21) |
Ali'nin evladlarından Muhammed'in oğlu İbrahim anlatıyor: "Hz. Ali (ra) Resulullah (sav)'ı vasfettiğı zaman şöyle derdi: "Resulu-i Ekrem (sav) efendimiz çok uzun boylu olmadığı gibi, (azaları) birbirine girmiş kısa boylu da değildi, orta boylu bir insandı. Saçları kıvırcık değildi, düz de değildi, dalgalıydı. Şişman değildi, yuvarlak yüzlü de değildi, yanakları uzuncaydı. Rengi kırmızıya çalan, beyazdı. Gözleri siyah ve kirpikleri uzundu, goğsünde göbeğine kadar inen kıldan bir hat vardı. El ve ayaklarının parmakları kalıncaydı. Eklem yerleri ve iki küreğin birleşme yeri olan omurga iri idi. Bir tarafa dönünce (sadece başını çevirmez) bütün vücudunu çevirirdi. Yürüyünce, yamaçtan iniyormuşcasına öne meylederek yürürdü. İki omuzu arasında peygamberlik mührü vardı. O, peygamberlerin mührü (sonuncusu) idi. İnsanlann en iyi kalplisi, en şecaatlisi ve en doğru sözlüsü idi. O ahlakça herkesten yüce, muaşere yönüyle de en geçimlisi idi. Onu aniden gören ondan heybet duyardı; bilerek beraber olan, kalpten severdi. Onu vasfeden şöyle derdi: "Ben ne O'ndan önce, ne de O'ndan sonra O'nun gibisini görmedim." Resul-i Ekrem çabuk konuşmazdı; her işitenin anlayacağı şekilde teker teker konuşurdu."
Tirmizi, Menakıb 19, (3642)
| Takımlar | O | G | B | M | P | ||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 15 | 12 | 3 | 0 | 39 | |
| 2 | Fenerbahçe | 15 | 11 | 2 | 2 | 35 | |
| 3 | Yılport Samsunspor | 15 | 9 | 2 | 4 | 29 | |
| 4 | Eyüpspor | 16 | 7 | 5 | 4 | 26 | |
| 5 | Göztepe | 15 | 7 | 4 | 4 | 25 | |
| 6 | Beşiktaş | 15 | 7 | 4 | 4 | 25 | |
| 7 | Rams Başakşehir FK | 15 | 6 | 4 | 5 | 22 | |
| 8 | Bitexen Antalyaspor | 15 | 6 | 3 | 6 | 21 | |
| 9 | Tümosan Konyaspor | 16 | 5 | 5 | 6 | 20 | |
| 10 | Çaykur Rizespor | 15 | 6 | 2 | 7 | 20 | |
| 11 | Kasımpaşa | 15 | 4 | 7 | 4 | 19 | |
| 12 | Gaziantep | 15 | 5 | 3 | 7 | 18 | |
| 13 | EMS Yapı Sivasspor | 16 | 5 | 3 | 8 | 18 | |
| 14 | Trabzonspor | 15 | 3 | 8 | 4 | 17 | |
| 15 | Corendon Alanyaspor | 15 | 4 | 5 | 6 | 17 | |
| 16 | Mondihome Kayserispor | 15 | 3 | 6 | 6 | 15 | |
| 17 | BB Bodrumspor | 15 | 4 | 2 | 9 | 14 | |
| 18 | Atakaş Hatayspor | 15 | 1 | 6 | 8 | 9 | |
| 19 | Yukatel Adana Demirspor | 15 | 1 | 2 | 12 | 2 |